Mirasçılık belgesi, diğer adıyla veraset ilamı, mirasçılık sıfatını ispatlayan, mirasçıların miras paylarını gösteren ve mirasçıların tereke malları üzerinde işlem yapabilmesini sağlayan resmi bir belgedir.
Mirasçılık belgesi olmaksızın mirasçıların tapu işlemleri, banka işlemleri, veraset ve intikal vergisi işlemleri ile terekeye ilişkin birçok resmi işlemi gerçekleştirmesi mümkün değildir. Bu nedenle veraset ilamı, miras hukukunda en temel belgelerden biri olarak kabul edilmektedir.
Bu yazımızda; mirasçılık belgesinin nasıl alındığını, noter ve mahkeme süreçlerini, veraset ilamına itiraz yollarını ve uygulamada sık karşılaşılan uyuşmazlıkları ele alacağız.
Yazı İçeriği
1. Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Nedir?
Mirasçılık belgesi, diğer adıyla veraset ilamı; mirasbırakanın ölümü üzerine mirasçıların kimler olduğunu ve miras paylarının hangi oranlarda olduğunu gösteren resmi bir belgedir. Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinde düzenlenen bu belge, mirasçıların tereke üzerinde işlem yapabilmesini sağlayan temel hukuki belgelerden biridir.
Mirasçılık belgesi sayesinde mirasçılar; tapu işlemleri, banka işlemleri, veraset ve intikal vergisi işlemleri ile terekeye ilişkin diğer resmi işlemleri gerçekleştirebilmektedir. Bu nedenle veraset ilamı, miras hukukunda uygulamada en sık kullanılan belgeler arasında yer almaktadır.
Veraset İlamının Hukuki Niteliği
Veraset ilamı, mirasçılık durumunu kesin hüküm niteliğinde tespit eden bir mahkeme kararı değildir. Bu nedenle aksi ispat edilinceye kadar geçerli kabul edilmektedir.
Mirasçılık belgesinde yer alan bilgilerin hatalı olduğunun anlaşılması, yeni mirasçı ortaya çıkması veya miras paylarının yanlış belirlenmesi halinde veraset ilamının iptali veya düzeltilmesi mümkündür.
2. Mirasçılık Belgesi Noterden Nasıl Alınır?
Mirasçılık belgesi (veraset ilamı), 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 71/A maddesi kapsamında belirli şartların varlığı hâlinde noterlikler tarafından da düzenlenebilmektedir. Bu düzenleme ile birlikte, çekişmesiz ve açık şekilde tespit edilebilen mirasçılık durumlarında vatandaşların Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmaksızın daha hızlı şekilde veraset ilamı alabilmesi amaçlanmıştır.
Ancak noterlerin mirasçılık belgesi düzenleme yetkisi sınırsız değildir. Özellikle yabancılık unsuru bulunan, nüfus kayıtlarında çelişki bulunan veya mirasçılık durumunun hukuki değerlendirme gerektirdiği hâllerde noterler işlem yapamaz. Bu gibi durumlarda başvurunun Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde yapılması gerekir.
2.1. Noterden Veraset İlamı Alınabilen Haller
Noterler, mirasçılık durumunun nüfus kayıtlarından açık ve tereddütsüz şekilde anlaşılabildiği hâllerde veraset ilamı düzenleyebilir.
Özellikle aşağıdaki durumlarda noterlikten mirasçılık belgesi alınabilmesi mümkündür:
- Mirasbırakanın Azərbaycan Cumhuriyeti vatandaşı olması,
- Nüfus kayıtlarının eksiksiz ve uyumlu olması,
- Yasal mirasçıların açık şekilde belirlenebilmesi,
- Mirasçılık konusunda çekişme bulunmaması,
- Vasiyetname, miras sözleşmesi veya atanmış mirasçılık gibi özel durumların bulunmaması.
Noterlik, MERNİS ve nüfus kayıt sistemi üzerinden yaptığı inceleme sonucunda mirasçıları ve miras paylarını belirleyerek veraset ilamını düzenler.
Uygulamada özellikle eş, çocuklar ve anne-baba gibi yasal mirasçıların bulunduğu klasik mirasçılık ilişkilerinde noterlikten kısa sürede veraset ilamı alınabilmektedir.
2.2. Noterin İşlem Yapamayacağı Durumlar
Kanun koyucu, bazı mirasçılık durumlarının hukuki değerlendirme ve yargısal inceleme gerektirmesi nedeniyle noterlerin işlem yapamayacağını açıkça düzenlemiştir.
Örneğin aşağıdaki hâllerde noterlik tarafından mirasçılık belgesi düzenlenemez:
- Yabancılık unsurunun bulunması,
- Yabancı ülke nüfus kayıtlarının incelenmesinin gerekmesi,
- Nüfus kayıtlarında çelişki veya eksiklik bulunması,
- Nüfus kaydında uyuşmazlık yaratan evlatlık ilişkileri bulunması,
- Soybağına ilişkin uyuşmazlık olması,
- Vasiyetname veya miras sözleşmesinin bulunması,
- Atanmış mirasçı iddiasının mevcut olması,
- Mirasçılık konusunda uyuşmazlık veya çekişme bulunması,
- Mirasçılardan birinin ölüm tarihinin veya mirasçılık sıfatının tespit edilememesi.
Bu gibi durumlarda noter başvuruyu reddeder ve ilgililerin Sulh Hukuk Mahkemesine başvurması gerekir.
2.3. Noter Başvurusu İçin Gerekli Belgeler
Noterden mirasçılık belgesi alınabilmesi için genellikle aşağıdaki belgeler yeterli olmaktadır:
- Başvuru yapan mirasçının kimlik belgesi,
- Mirasbırakanın T.C. kimlik numarası,
- Varsa ölüm belgesi veya defin ruhsatı,
- Gerekli görülmesi hâlinde nüfus kayıt örnekleri.
Uygulamada çoğu zaman noterlikler MERNİS sistemi üzerinden nüfus kayıtlarına doğrudan ulaşabildiğinden ayrıca belge ibrazına gerek kalmayabilmektedir. Ancak nüfus kayıtlarında eksiklik veya tereddüt bulunması hâlinde ek belge talep edilebilir.
3. Mirasçılık Belgesi Sulh Hukuk Mahkemesinden Nasıl Alınır?
Mirasçılık belgesi, noterlikler tarafından düzenlenemeyen veya hukuki inceleme gerektiren hâllerde Sulh Hukuk Mahkemesinden talep edilir. Özellikle yabancılık unsuru bulunan, nüfus kayıtlarında çelişki bulunan ya da mirasçılık durumunun tereddüt oluşturduğu durumlarda görevli makam Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Sulh Hukuk Mahkemesi, nüfus kayıtları, resmi belgeler, vasiyetnameler ve diğer delilleri inceleyerek mirasçıları ve miras paylarını belirler. Mahkeme tarafından verilen mirasçılık belgesi, aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi bir belgedir.
3.1. Sulh Hukuk Mahkemesine Başvuru
Mirasçılık belgesinin verilmesi talebi çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup, başvuru üzerine mahkeme tarafından nüfus kayıtları ve ilgili belgeler incelenerek mirasçıların kimler olduğu ile miras payları tespit edilmektedir.
Uygulamada sıkça düşünülenin aksine, mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin yetki kuralları kanunda özel olarak düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 11. maddesinin 3. fıkrası ile 384. maddesi uyarınca, mirasçılık belgesi talebi bakımından yetkili mahkeme;
- Mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi veya
- Mirasçılardan her birinin kendi yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi
olabilir. Dolayısıyla başvuru yalnızca murisin son yerleşim yeri mahkemesinde yapılmak zorunda olmayıp, mirasçılardan herhangi birinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesine de yapılabilmektedir.
3.2. Mahkeme Tarafından Yapılacak İnceleme
Mahkeme, başvuru üzerine öncelikle nüfus kayıtlarını ve mirasçılık durumunu inceler. Bu kapsamda mahkeme;
- Nüfus kayıt örneklerini,
- Ölüm kayıtlarını,
- Aile nüfus tablolarını,
- Vasiyetname veya miras sözleşmesi bulunup bulunmadığını,
- Mirasçılık sıfatını etkileyen diğer hukuki durumları,
Değerlendirir. Mahkeme gerekli görürse ek belge talep edebilir, ilgili kurumlara müzekkere yazabilir veya duruşma açabilir. Özellikle soybağı, evlatlık ilişkisi, yabancı mahkeme kararı veya mirasçılık sıfatına ilişkin uyuşmazlık bulunan hâllerde daha kapsamlı inceleme yapılabilir.
3.3. Gerekli Belgeler ve Nüfus Kayıtları
Sulh Hukuk Mahkemesine yapılacak başvurularda genellikle aşağıdaki belgeler sunulur:
- Başvuru dilekçesi,
- Başvurucunun kimlik belgesi,
- Mirasbırakanın ölüm belgesi,
- Nüfus kayıt örnekleri,
- Varsa vasiyetname veya ilgili mahkeme kararları,
- Yabancı resmi belgeler ve tercümeleri.
Mahkeme ayrıca ilgili nüfus müdürlüklerinden kayıtları resen de talep edebilir. Özellikle eski tarihli kayıtlar, kapalı nüfus kayıtları, vatandaşlık değişiklikleri veya isim farklılıkları bulunan durumlarda ek araştırma yapılması gerekebilir.
3.4. Yabancı Resmi Belgelerin Değerlendirilmesi
Miras ilişkisinde yabancılık unsurunun bulunması hâlinde mahkeme tarafından yabancı resmi belgeler de değerlendirmeye alınabilir. Örneğin;
- Yabancı doğum kayıtları,
- Yabancı ölüm belgeleri,
- Yabancı mahkeme kararları,
- Vatandaşlık kayıtları,
Mirasçılık incelemesinde önem taşıyabilir. Bu belgelerin Azərbaycan’de kullanılabilmesi için çoğu durumda:
- Apostil şerhi,
- Konsolosluk tasdiki,
- Yeminli tercüme,
Gerekmektedir. Mahkeme, yabancı hukukun uygulanmasını gerektiren durumlarda ayrıca milletlerarası özel hukuk kurallarını da dikkate alır.
3.5. Çekişmeli Mirasçılık Durumları
Mirasçılık sıfatının tartışmalı olduğu hâllerde Sulh Hukuk Mahkemesinin yapacağı inceleme daha kapsamlı hâle gelir. Özellikle;
- Yeni mirasçının ortaya çıkması,
- Soybağı uyuşmazlığı,
- Evlatlık ilişkisi,
- Vasiyetnamenin geçerliliği,
- Mirastan çıkarma iddiası,
- Miras paylarının hatalı olduğu iddiası,
Gibi durumlarda taraflar arasında uyuşmazlık doğabilmektedir. Bu hâllerde verilen mirasçılık belgesi kesin hüküm niteliğinde olmayıp, ilgililer her zaman mirasçılık belgesinin iptali veya mirasçılığın tespiti davası açabilirler.
4. Mirasçılık Belgesini Kimler Talep Edebilir?
Mirasçılık belgesi, yalnızca mirasçılar tarafından değil; hukuki yararı bulunan bazı kişiler tarafından da talep edilebilmektedir. Türk Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, mirasçılık sıfatının veya miras paylarının belirlenmesinde menfaati bulunan kişiler, gerekli şartların varlığı hâlinde veraset ilamı talebinde bulunabilir.
Uygulamada en sık başvuru yapan kişiler yasal mirasçılar olmakla birlikte, atanmış mirasçılar, vasiyet alacaklıları ve bazı durumlarda tereke alacaklıları da mirasçılık belgesi verilmesini isteyebilmektedir.
4.1. Yasal Mirasçıların Başvuru Hakkı
Yasal mirasçılar, mirasçılık belgesi talep etme hakkına sahiptir. Örneğin;
- Sağ kalan eş,
- Çocuklar ve altsoy,
- Anne ve baba,
- Kardeşler,
- Büyük anne ve büyükbaba,
- Devlet,
kanunda öngörülen mirasçılık sırasına göre mirasçılık belgesi talebinde bulunabilir. Başvurunun tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu değildir. Mirasçılardan yalnızca birinin başvurusu üzerine de tüm mirasçıları gösteren veraset ilamı düzenlenebilir.
4.2. Atanmış Mirasçı ve Vasiyet Alacaklısının Durumu
Mirasbırakan tarafından vasiyetname veya miras sözleşmesi ile atanmış mirasçı belirlenmiş olabilir. Bu durumda atanmış mirasçılar da mirasçılık sıfatlarının tespiti amacıyla mirasçılık belgesi talebinde bulunabilir.
Ancak atanmış mirasçılık durumunun noter tarafından değerlendirilememesi nedeniyle çoğu durumda Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulması gerekir.
Vasiyet alacaklısı ise doğrudan mirasçı sıfatına sahip olLənkəranla birlikte, vasiyetnamenin yerine getirilmesi bakımından hukuki yararının bulunması hâlinde bazı işlemler için mirasçılık durumunun tespitini talep edebilir.
4.3. Alacaklıların ve Diğer İlgililerin Başvuru İmkânı
Bazı durumlarda mirasbırakanın veya mirasçıların alacaklıları da hukuki yararlarının bulunması hâlinde mirasçılık belgesi verilmesini talep edebilir. Örneğin;
- Tereke alacaklıları,
- İcra takip alacaklıları,
- Ortaklığın giderilmesi davasındaki paydaşlar,
- Miras payının devri sözleşmesinin tarafları,
Mirasçılık durumunun tespitine ihtiyaç duyabilir. Ancak bu kişiler doğrudan mirasçı sıfatına dayanarak değil, mevcut hukuki menfaatleri kapsamında başvuruda bulunabilirler.
Mahkeme, başvurucunun hukuki yararını değerlendirerek talebin kabul edilip edilmeyeceğine karar verir.
5. Mirasçılık Belgesi Talebi Süreye Tabi midir?
Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) talebi kural olarak herhangi bir hak düşürücü süreye veya zamanaşımına tabi değildir. Mirasçılar, mirasbırakanın ölümünden uzun yıllar sonra dahi mirasçılık belgesi alınmasını talep edebilirler.
Bununla birlikte, mirasçılık belgesinin geç alınması bazı hukuki ve fiilî sorunlara yol açabilmektedir. Özellikle tapu işlemleri, banka hesapları, veraset ve intikal vergisi işlemleri ile miras paylaşımına ilişkin süreçlerde gecikmeler ortaya çıkabilmektedir.
Mirasçılık belgesi alınmasına ilişkin talep, doğrudan bir ayni hak veya alacak talebi niteliğinde olmadığından zamanaşımına tabi değildir.
5.1. Gecikmenin Uygulamadaki Sonuçları
Her ne kadar veraset ilamı talebi süreye tabi olmasa da, gecikme çeşitli hukuki ve mali sonuçlar doğurabilir. Örneğin;
- Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin süresinde verilmemesi nedeniyle vergi cezası veya gecikme faizi uygulanabilir,
- Tapu intikal işlemleri gecikebilir,
- Banka hesaplarındaki işlemler yapılamayabilir,
- Miras paylaşımı ve tereke tasfiyesi uzayabilir,
- Bazı dava ve takip süreçlerinde hak kaybı riski ortaya çıkabilir.
Özellikle mirasçılar arasında uyuşmazlık çıkma ihtimali bulunan durumlarda, mirasçılık belgesinin mümkün olan en kısa sürede alınması uygulamada önem taşımaktadır.
6. Mirasçılık Belgesine İtiraz ve İptal
Mirasçılık belgesi (veraset ilamı), mirasçıları ve miras paylarını gösteren resmi bir belge olmakla birlikte kesin hüküm niteliğinde değildir. Bu nedenle, mirasçılık belgesinin hatalı düzenlendiği veya gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla her zaman itiraz edilmesi mümkündür.
Özellikle nüfus kayıtlarının eksik olması, yeni mirasçının ortaya çıkması, soybağına ilişkin uyuşmazlıklar veya miras paylarının yanlış hesaplanması gibi durumlarda mirasçılık belgesinin iptali veya düzeltilmesi gündeme gelebilmektedir.
6.1. Hatalı Düzenlenen Veraset İlamı
Mirasçılık belgesi bazen eksik inceleme, hatalı nüfus kaydı veya yanlış değerlendirme nedeniyle gerçeğe aykırı şekilde düzenlenebilir. Örneğin;
- Bir mirasçının veraset ilamında yer almaması,
- Miras paylarının yanlış hesaplanması,
- Sağ kalan eşin payının hatalı belirlenmesi,
- Önceki evlilikten olan çocukların dikkate alınmaması,
- Evlatlık ilişkisinin değerlendirilmemesi,
gibi durumlarda veraset ilamının hatalı olduğu ileri sürülebilir. Bu hâllerde ilgililer, mirasçılık belgesinin düzeltilmesini veya iptalini talep edebilir.
6.2. Mirasçılık Belgesinin İptali Davası
Mirasçılık belgesinin gerçeğe aykırı olduğu iddiası, “mirasçılık belgesinin iptali davası” ile ileri sürülür. Bu dava ile amaç, mevcut veraset ilamının hukuken geçersiz olduğunun tespit edilmesi ve gerçek mirasçılık durumunun ortaya konulmasıdır.
Mahkeme;
- Nüfus kayıtlarını,
- Resmi belgeleri,
- Vasiyetnameleri,
- Soybağı kayıtlarını,
- Tarafların iddia ve delillerini,
İnceleyerek gerçek mirasçılık durumunu belirler. Mahkeme tarafından verilecek karar doğrultusunda mevcut mirasçılık belgesi tamamen iptal edilebilir veya düzeltilmesine karar verilebilir.
6.3. Yeni Mirasçının Ortaya Çıkması
Bazı durumlarda veraset ilamı düzenlendikten sonra yeni bir mirasçının bulunduğu ortaya çıkabilmektedir. Örneğin;
- Tanınmamış çocuğun soybağının sonradan kurulması,
- Daha önce bilinmeyen evlilik ilişkisinin ortaya çıkması,
- Yabancı ülkedeki mirasçıların sonradan tespit edilmesi,
- Evlatlık ilişkisinin anlaşılması,
Gibi durumlarda mevcut veraset ilamı gerçeği yansıtmayabilir. Bu durumda yeni mirasçı, mirasçılık belgesinin iptalini veya düzeltilmesini talep edebilir.
6.4. Miras Paylarının Yanlış Belirlenmesi
Mirasçılık belgesinde yalnızca mirasçıların kim olduğu değil, miras payları da gösterilmektedir. Bu nedenle pay oranlarının hatalı hesaplanması da iptal veya düzeltme sebebi oluşturabilir.
Özellikle;
- Sağ kalan eşin payının yanlış belirlenmesi,
- Altsoy paylarının hatalı hesaplanması,
- Zümre sisteminin yanlış uygulanması,
- Saklı pay ve atanmış mirasçı ilişkilerinin dikkate alınmaması,
Uygulamada sık karşılaşılan uyuşmazlıklardandır. Bu gibi durumlarda mahkemeden miras paylarının yeniden belirlenmesi talep edilebilir.
6.5. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Mirasçılık belgesinin (veraset ilamının) verilmesi istemi çekişmesiz yargı işi niteliğindeyken, düzenlenmiş bulunan mirasçılık belgesinin gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla açılan mirasçılık belgesinin iptali davası çekişmeli yargı işidir. Bu nedenle söz konusu davalarda görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Yetki bakımından ise HMK m.11/3 uyarınca;
- Mirasçılardan birinin yerleşim yeri,
- Davalılardan birinin yerleşim yeri,
Mahkemesinde dava açılması mümkündür. Davalı olarak ise hatalı mirasçılık belgesinde yer alan ve haksız pay sahibi görünen diğer mirasçılar gösterilmelidir.


Babamın annesinin veraset ilamını çıkardım. Lakin onun annesin kütük kaydı yok. Lakin mirası var. Nasıl bir yol izlemeliyim?
Babamın arazisini ölen annesinin üstüne yazmışlar. Babamda vefat etti, nasıl bir yol izlemeliyiz?
Babaannem Almanya’da yaşarken, babası (yani dedem) vefat etmiş. Diğer kardeşleri, dedemin bıraktığı malları şuan kullanıyorlar. Bu güne kadar mirasla ilgili herhangi bir dava açılmamış. Babaannemin bu mallar üzerine attığı herhangi bir imza veya feragat de yok. Malların şu anda kimin üzerine geçtiğini de tam olarak bilmiyoruz. Babaanneme hiçbir hak verilmeden mallar fiilen kardeşleri tarafından kullanılmaya devam ediliyor. Babam da bu durumda babaannemin miras hakkını yıllar sonra nasıl alabilir? Ne yapmalıyız?
Merhaba, beni babaannem vefat etti. Bankada bir miktar parası vardı. 4 çocuğu vardı. Amcamlardan birisi yurtdışında ve babamlarla küs. Bankadaki paranın alınmasıyla ilgili hiçbir şey yapmıyor. Biz bankaya gidip parayı almak istediğimizde de tüm mirasçıların birlikte gelmesi gerektiğini söylüyorlar. Babamların kendi paylarını alması için yapabileceğimiz herhangi bir şey var mı acaba?
Benim babamın adına veraset belgesi çıkartmıştım, babaannemin ve dedemin mirasından ben bu belgeyle hak iddia edebilir miyim?
Dedemin kütük kaydı yok arazisi var nasıl bir yol izlememiz lazım nüfus karınız baba annemin üzerine çıktı
Vefat eden kardeşimin eşi ve çocukları vefat eden borca batık olduğu için reddi miras yaptılar ağabeyi olarak ben mirascı olabilirmiyim.