Vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra malvarlığı üzerinde sonuç doğuran en önemli ölüme bağlı tasarruflardan biridir. Ancak her vasiyetname hukuken geçerli değildir. Türk Medeni Kanunu, belirli şartların bulunması halinde vasiyetnamenin yargı kararıyla iptal edilmesine imkan tanımıştır.
Vasiyetnamenin iptali davası, vasiyetnamenin geçerliliğini doğrudan hedef alan ve mirasın paylaşımını önemli ölçüde etkileyebilen bir dava türüdür. Bu davalarda dava açma hakkına sahip kişiler, hak düşürücü süreler, ispat kuralları ve yargılama usulü özel önem taşımaktadır.
Bu yazıda vasiyetnamenin hangi sebeplerle iptal edilebileceği, kimlerin iptal davası açabileceği, dava açma süreleri, yargılama süreci ve iptal kararının hukuki sonuçları ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Yazı İçeriği
1. Vasiyetnamenin İptali Davası Nedir?
Vasiyetnamenin iptali davası, mirasbırakan tarafından düzenlenen vasiyetnamenin kanunda öngörülen geçerlilik şartlarını taşımadığı iddiasıyla açılan ve vasiyetnamenin tamamen veya kısmen hükümsüz hale getirilmesini amaçlayan bir dava türüdür.
Türk Medeni Kanunu’nun 557. maddesinde vasiyetnamenin iptal sebepleri düzenlenmiş olup, ayırt etme gücünün bulunmaması, irade sakatlıkları, hukuka veya ahlaka aykırılık ile şekil şartlarına uyulmaması gibi hallerde ilgililerin iptal davası açma hakkı bulunmaktadır.
Vasiyetnamenin iptali davası sonucunda verilen karar, kural olarak geçmişe etkili sonuç doğurur ve iptal edilen tasarruf hiç yapılmamış gibi değerlendirilir.
1.1. İptal Edilebilirlik ve Kesin Hükümsüzlük Farkı
Türk Medeni Kanunu, vasiyetnamelerde genel kural olarak “iptal edilebilirlik” sistemini benimsemiştir. Bu nedenle kanunda sayılan sakatlıklardan biri bulunsa dahi vasiyetname kendiliğinden hükümsüz hale gelmez.
Vasiyetnamenin hukuki sonuç doğurmasının engellenebilmesi için, dava açma hakkına sahip kişiler tarafından vasiyetnamenin iptali davası açılması ve mahkeme tarafından iptal kararı verilmesi gerekir.
Buna karşılık bazı durumlarda ölüme bağlı tasarruf, hukuken hiç doğmamış veya baştan itibaren geçersiz kabul edilebilir. Bu tür haller öğretide ve uygulamada kesin hükümsüzlük (butlan) olarak ifade edilmektedir.
Bu nedenle her hukuka aykırılık vasiyetnamenin kendiliğinden geçersiz hale gelmesi sonucunu doğurmaz. Somut olayın özelliklerine göre tasarrufun iptal edilebilir mi yoksa kesin hükümsüz mü olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
1.2. Tenkis Davasından Farkı
Vasiyetnamenin iptali davası ile tenkis davası sıklıkla karıştırılmaktadır. Ancak bu iki dava farklı hukuki amaçlara hizmet etmektedir.
Vasiyetnamenin iptali davasında amaç, vasiyetnamenin geçerliliğini ortadan kaldırmaktır. Davacı, vasiyetnamenin kanunda öngörülen şartlara aykırı olarak düzenlendiğini ileri sürmektedir.
Tenkis davasında ise vasiyetnamenin geçerliliği kabul edilmekte; yalnızca saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal eden kısmın kanuni sınırlara çekilmesi talep edilmektedir. Bu nedenle;
- İptal davasında vasiyetnamenin geçersizliği ileri sürülür.
- Tenkis davasında vasiyetnamenin geçerli olduğu kabul edilir.
- İptal davasının kabulü halinde vasiyetname tamamen veya kısmen ortadan kalkabilir.
- Tenkis davasında ise yalnızca saklı payı aşan tasarruflar azaltılır.
Dolayısıyla bir vasiyetnamenin hukuka uygun şekilde düzenlenmiş olması, saklı paylı mirasçıların tenkis davası açmasına engel olmadığı gibi; saklı pay ihlali bulunmaması da vasiyetnamenin iptal davasına konu edilmesine engel değildir.
2. Vasiyetname Hangi Hallerde İptal Edilebilir?
Türk Medeni Kanunu’nun 557. maddesi uyarınca vasiyetname, belirli sebeplerin varlığı halinde iptal edilebilir. Kanun koyucu, mirasbırakanın iradesinin korunması ile hukuki güvenlik arasında denge kurmak amacıyla iptal sebeplerini sınırlı olarak saymıştır. Buna göre vasiyetname;
- Mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmaması,
- Hata, hile, korkutma veya zorlama sonucu düzenlenmiş olması,
- İçeriğinin hukuka veya ahlaka aykırı olması,
- Kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulmaması
hallerinde iptal davasına konu olabilir.
2.1. Ayırt Etme Gücünün Bulunmaması
Türk Medeni Kanunu’nun 502. maddesi uyarınca vasiyetname düzenleyebilmek için on beş yaşını doldurGəncə olmak ve ayırt etme gücüne sahip bulunmak gerekir. Bu nedenle mirasbırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte;
- Demans,
- Alzheimer hastalığı,
- İleri derecede akıl hastalığı,
- Bilinç kaybına neden olan rahatsızlıklar
gibi nedenlerle ayırt etme gücünden yoksun olması halinde vasiyetname iptal edilebilir. Uygulamada en sık karşılaşılan iptal sebeplerinden biri ehliyetsizlik iddiasıdır. Bu tür davalarda sağlık kayıtları, hastane raporları, tanık beyanları ve bilirkişi incelemeleri büyük önem taşımaktadır.
2.2. Baskı, Korkutma ve Aldatma
Mirasbırakanın iradesinin serbestçe oluşması gerekir. Bir kişinin baskı altında, tehdit edilerek veya aldatılarak vasiyetname düzenlemeye yönlendirilmesi halinde gerçek iradesinden söz edilemez. Örneğin;
- Fiziksel veya psikolojik baskı uygulanması,
- Tehdit edilmesi,
- Gerçeğe aykırı bilgiler verilerek yanıltılması,
- Bakım veya ilgi karşılığında zorlanması
gibi durumlarda vasiyetnamenin iptali talep edilebilir.
2.3. Hata Nedeniyle Düzenlenen Vasiyetname
Mirasbırakanın önemli bir yanılgı içerisinde vasiyetname düzenlemiş olması da iptal sebebi oluşturabilir. Örneğin mirasbırakanın;
- Bir kişinin kimliği konusunda yanılması,
- Bir olay veya olgu hakkında hatalı bilgiye sahip olması,
- Tasarrufunun sonuçlarını yanlış değerlendirmesi
gibi durumlarda hata nedeniyle vasiyetnamenin iptali gündeme gelebilir. Ancak her hata iptal sebebi oluşturmaz. Hatanın, vasiyetnamenin düzenlenmesinde etkili ve esaslı nitelikte olması gerekir.
2.4. Hukuka ve Ahlaka Aykırılık
Türk Medeni Kanunu, hukuka veya ahlaka aykırı şartlar içeren ölüme bağlı tasarrufların iptal edilebileceğini kabul etmiştir. Örneğin;
- Suç işlenmesini teşvik eden,
- Kişilik haklarını ihlal eden,
- Kamu düzenine aykırı sonuçlar doğuran,
- Genel ahlak kurallarıyla bağdaşmayan
tasarruflar iptal sebebi oluşturabilir. Bu tür durumlarda mahkeme, somut olayın özelliklerini değerlendirerek tasarrufun tamamen veya kısmen iptaline karar verebilir.
2.5. Şekil Şartlarına Aykırılık
Vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmiş olması gerekir.
Örneğin;
- El yazılı vasiyetnamede tarih bulunmaması,
- Vasiyetnamenin imzalanmamış olması,
- El yazılı vasiyetnamenin tamamının mirasbırakanın el yazısıyla yazılmamış olması,
- Resmi vasiyetnamede tanık şartlarına uyulmaması,
- Kanunda öngörülen usul kurallarının ihlal edilmesi
gibi durumlarda vasiyetnamenin iptali talep edilebilir. Şekil şartları, mirasbırakanın gerçek iradesinin korunmasını amaçladığından, bu kurallara aykırılık uygulamada en sık karşılaşılan iptal sebepleri arasında yer almaktadır.
3. Kimler Vasiyetnamenin İptali Davası Açabilir?
Vasiyetnamenin iptali davası, herkes tarafından açılabilecek bir dava değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 558. maddesi uyarınca iptal davası, vasiyetnamenin iptal edilmesinde hukuki yararı bulunan kişiler tarafından açılabilir.
Başka bir ifadeyle, vasiyetnamenin tamamen veya kısmen ortadan kaldırılması halinde miras üzerinde hak elde edecek veya mevcut hakkı genişleyecek kişiler iptal davası açma hakkına sahiptir.
3.1. Yasal Mirasçılar
Mirasbırakanın altsoyu, sağ kalan eşi, anne ve babası ile diğer yasal mirasçıları, vasiyetnamenin iptali halinde miras üzerinde hak kazanacak veya miras payları artacak ise iptal davası açabilirler.
Özellikle mirasın tamamının veya önemli bir kısmının vasiyetname ile üçüncü kişilere bırakıldığı durumlarda, yasal mirasçılar vasiyetnamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek iptal davası açabilmektedir.
3.2. Saklı Paylı Mirasçılar
Saklı paylı mirasçılar da vasiyetnamenin iptal edilmesinde hukuki yararları bulunması halinde iptal davası açabilirler.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, saklı pay ihlali ile vasiyetnamenin geçersizliğinin farklı kavramlar olduğudur. Saklı payın ihlal edilmiş olması tek başına iptal sebebi oluşturmaz. Böyle bir durumda kural olarak tenkis davası açılması gerekir.
Buna karşılık saklı paylı mirasçılar, vasiyetnamenin ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya şekil eksikliği gibi sebeplerle geçersiz olduğunu ileri sürerek iptal davası da açabilirler.
3.3. Önceki Vasiyetnameden Hak Kazanan Kişiler
Mirasbırakan tarafından daha önce düzenlenmiş bir vasiyetname ile lehine kazandırma yapılmış olan kişiler de belirli şartlar altında iptal davası açabilirler.
Örneğin ilk vasiyetname ile mirasçı olarak atanmış veya kendisine belirli bir mal vasiyet edilmiş olan kişi, daha sonra düzenlenen ikinci vasiyetnamenin geçersiz olduğunu iddia ederek iptal davası açabilir.
Çünkü sonraki vasiyetnamenin iptali halinde önceki vasiyetname yeniden hüküm ve sonuç doğurabilecek ve davacı bakımından hukuki yarar ortaya çıkacaktır.
Özetle, vasiyetnamenin iptali davasını açabilmek için davacının yalnızca mirasçı olması yeterli değildir. Davacının, vasiyetnamenin iptal edilmesi halinde miras üzerinde doğrudan veya dolaylı şekilde bir hak elde edecek ya da mevcut hakkını koruyacak hukuki yararının bulunması gerekir.
4. Vasiyetnamenin İptali Davası Ne Kadar Sürede Açılmalıdır?
Vasiyetnamenin iptali davası, kanunda öngörülen hak düşürücü süreler içerisinde açılmalıdır. Bu sürelerin geçirilmesi halinde, vasiyetnamenin iptalini gerektiren bir sebep bulunsa dahi dava açılması mümkün olmaz.
Türk Medeni Kanunu’nun 559. maddesi uyarınca iptal davası bakımından hem nispi hem de mutlak hak düşürücü süreler öngörülmüştür.
4.1. Bir Yıllık Hak Düşürücü Süre
İptal davası açma hakkı bulunan kişiler, iptal sebebini ve kendilerinin hak sahibi olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl içerisinde dava açmalıdır.
Bir yıllık süre, uygulamada en sık karşılaşılan süredir. Ancak bu sürenin başlangıcı vasiyetnamenin açıldığı tarih değil, davacının iptal sebebini öğrendiği tarihtir.
Örneğin mirasçı, vasiyetnamenin açılmasından sonra mirasbırakanın vasiyetname düzenlediği tarihte ayırt etme gücüne sahip olmadığını sonradan öğrenmişse, bir yıllık süre bu öğrenme tarihinden itibaren işlemeye başlar.
4.2. On Yıllık ve Yirmi Yıllık Süreler
Kanun, hukuki güvenliğin sağlanması amacıyla mutlak hak düşürücü süreler de öngörmüştür.
- İyi niyetli davalılara karşı iptal davası açma hakkı, vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl geçmekle sona erer.
- Buna karşılık davalının kötü niyetli olması halinde bu süre yirmi yıl olarak uygulanır.
Bu sürelerin geçmesiyle birlikte, iptal sebebi mevcut olsa dahi artık vasiyetnamenin iptali talep edilemez.
4.3. Sürelerin Başlangıcı
Bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı bakımından iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Davacının iptal sebebini öğrenmiş olması,
- Davacının kendi hak sahipliğini öğrenmiş olması.
On yıllık ve yirmi yıllık süreler ise vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
Hak düşürücü süreler mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır. Bu nedenle davalı tarafından ileri sürülmese dahi, sürenin geçmiş olduğunun tespiti halinde mahkeme davanın reddine karar verir. Bu sebeple vasiyetnamenin geçersiz olduğu düşünülen durumlarda, dava açma süresinin kaçırılmaması büyük önem taşımaktadır.
5. Vasiyetnamenin İptali Davasında Yargılama Süreci
Vasiyetnamenin iptali davası, miras hukukunun teknik dava türlerinden biridir. Dava sürecinde görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, davanın doğru kişilere yöneltilmesi, delillerin eksiksiz sunulması ve hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması büyük önem taşımaktadır.
Özellikle mirasbırakanın tasarruf ehliyeti, iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı veya vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun düzenlenip düzenlenmediği hususları çoğu zaman kapsamlı bir delil değerlendirmesini gerektirmektedir.
5.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Vasiyetnamenin iptali davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu’nun 576. maddesi uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yerindeki mahkemedir. Bu yetki kesin nitelikte olup davanın başka bir yerde açılması mümkün değildir.
Bu nedenle vasiyetnamenin iptali davası, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.
5.2. İspat ve Deliller
Vasiyetnamenin iptalini talep eden taraf, dayandığı iptal sebebini ispatla yükümlüdür. İptal sebebine göre mahkemeye sunulabilecek başlıca deliller şunlardır:
- Hastane kayıtları ve sağlık raporları,
- Adli tıp veya bilirkişi raporları,
- Tanık beyanları,
- Noter kayıtları,
- Ses, görüntü ve yazışma kayıtları,
- El yazısı incelemeleri,
- Nüfus ve resmi kurum kayıtları.
Özellikle ayırt etme gücünün bulunmadığı iddiasına dayanan davalarda sağlık kayıtları ve uzman bilirkişi incelemeleri belirleyici rol oynamaktadır.
5.3. Harç ve Yargılama Giderleri
Vasiyetnamenin iptali davası nispi harca tabi davalardandır. Bu nedenle dava açılırken, dava konusu hakkın veya malvarlığı değerinin niteliğine göre harç ödenmesi gerekebilir. Bunun yanında yargılama sırasında;
- Tebligat giderleri,
- Bilirkişi ücretleri,
- Keşif giderleri,
- Tanık giderleri,
- Müzekkere ve yazışma giderleri
gibi çeşitli yargılama giderleri de ortaya çıkabilmektedir. Kural olarak davayı kaybeden taraf, yargılama giderlerinden sorumlu tutulur.
5.4. Avukatlık Ücreti
Vasiyetnamenin iptali davalarında avukatla temsil zorunlu olLənkəranla birlikte, davanın teknik niteliği nedeniyle uygulamada çoğu zaman avukat aracılığıyla takip edilmektedir.
Davanın kabulü veya reddi halinde, yargılama sonunda yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karşı taraf lehine vekâlet ücretine de hükmedilebilir.
Bu nedenle dava açılmadan önce hem ispat durumu hem de olası yargılama giderleri bakımından hukuki değerlendirme yapılması önem taşımaktadır.
5.5. Kanun Yolları
Asliye hukuk mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı, kanunda öngörülen şartların bulunması halinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar ise, yasal koşulların gerçekleşmesi halinde temyiz incelemesine konu olabilir.
Böylece vasiyetnamenin iptali davaları, somut olayın özelliklerine göre iki dereceli veya üç dereceli yargılama sisteminden geçerek kesinleşebilmektedir.
6. Vasiyetnamenin İptalinin Sonuçları
Vasiyetnamenin iptali davasının kabul edilmesi halinde, mahkeme tarafından iptaline karar verilen ölüme bağlı tasarruflar hüküm ve sonuçlarını kaybeder. İptal kararı kural olarak geçmişe etkili sonuç doğurduğundan, iptal edilen tasarruf hiç yapılmamış gibi değerlendirilir.
Bununla birlikte iptal kararının sonuçları, vasiyetnamenin tamamen mi yoksa yalnızca belirli hükümler bakımından mı iptal edildiğine göre farklılık gösterebilir.
6.1. Miras Paylaşımına Etkisi
Vasiyetnamenin iptal edilmesi halinde, vasiyetname ile yapılan mirasçı atamaları, belirli mal vasiyetleri ve diğer ölüme bağlı tasarruflar hukuki dayanağını kaybeder.
Bu durumda terekenin paylaşımı, iptal kararının kapsamına göre yeniden değerlendirilir. İptal edilen tasarruf nedeniyle miras payları değişebilir ve daha önce mirastan pay alamayan kişiler mirasçı sıfatı kazanabilir.
6.2. Önceki Vasiyetnamenin Durumu
İptal edilen vasiyetnameden önce düzenlenmiş geçerli bir vasiyetname bulunuyorsa, somut olayın özelliklerine göre önceki vasiyetnamenin yeniden hüküm ve sonuç doğurması mümkün olabilir.
Özellikle sonraki tarihli vasiyetnamenin iptal edilmesi halinde, mirasbırakanın daha önceki iradesini yansıtan vasiyetname yeniden uygulama alanı bulabilir.
Ancak bu husus her somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmeli ve vasiyetnameler arasındaki ilişki incelenmelidir.
6.3. Yasal Mirasçılığa Dönüş
İptal edilen vasiyetname dışında uygulanabilecek başka bir ölüme bağlı tasarruf bulunmaması halinde, mirasın paylaşımında Türk Medeni Kanunu’nun yasal mirasçılığa ilişkin hükümleri uygulanır.
Bu durumda tereke, mirasbırakanın altsoyu, sağ kalan eşi ve diğer yasal mirasçıları arasında kanuni miras paylarına göre paylaşılır.
6.4. İptalin Tam veya Kısmi Olması
Vasiyetnamenin iptali her zaman vasiyetnamenin tamamının hükümsüz hale gelmesi sonucunu doğurmaz. İptal sebebi yalnızca belirli tasarrufları etkiliyorsa, mahkeme vasiyetnamenin ilgili bölümlerinin iptaline karar verebilir.
Örneğin yalnızca belirli bir mirasçı atamasını etkileyen bir sakatlık bulunması halinde, diğer vasiyet hükümleri geçerliliğini koruyabilir.
Bu nedenle iptal kararının kapsamı, ileri sürülen iptal sebebine ve mahkeme tarafından yapılan incelemenin sonucuna göre belirlenmektedir.
Sonuç
Vasiyetnamenin iptali davası, mirasbırakanın son arzularını içeren bir ölüme bağlı tasarrufun hukuken geçerliliğinin denetlendiği önemli dava türlerinden biridir. Türk Medeni Kanunu’nun 557 ve devamı maddelerinde düzenlenen bu dava ile tasarruf ehliyetinin bulunmaması, irade sakatlığı, hukuka veya ahlaka aykırılık ya da şekil şartlarına uyulmaması gibi nedenlerle vasiyetnamenin tamamen veya kısmen hükümsüz hale getirilmesi mümkündür.
Özellikle mirasbırakanın ehliyeti, vasiyetnamenin şekil şartlarına uygunluğu ve irade sakatlığı iddiaları çoğu zaman kapsamlı delil değerlendirmesi ve teknik hukuki inceleme gerektirmektedir. Bu nedenle vasiyetnamenin geçerliliği konusunda tereddüt bulunan durumlarda, hak kaybı yaşanmaması adına dava açma süreleri geçmeden hukuki değerlendirme yapılması ve gerekli yargı yollarına başvurulması önem arz etmektedir.


Merhaba, dedem 2021 yılında devlet hastanesinden aldığı tek hekim raporu ve iki şahit ile birlikte noter huzurunda kendisine ait binayı kuzenlerime bıraktığını vasiyet etmiş. Dedem 1 ay önce vefat etti. Vasiyetname daha yeni ulaştı elimize. Annem ve Teyzem bu durumu kabul etmek istemiyor ve yasal yollardan haklarını aramak istiyorlar. Konu hususunda yardımcı olabilir misiniz? Bu şekilde kazanılan örnek davalar var mıdır?
Merhaba,
Dedem şu an da 79 yaşında 3 tane çocuğu var fakat 1 çocuğuna miras bırakmak istemiyor 2 tanesine mirasını bırakmak istiyor. Miras bırakmak istemediği oğlu hiçbir zaman yanında bulunmadı ona herhangi bir konuda yardımcı olmadı. Bununla ilgili nasıl bir yol izlemeliyiz mirasını bırakacağı çocuklarına vasiyetname bıraksa diğer çocuk dava açtığında mirasa ortak olabilir mi? Ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılsa 2 çocuğuna bıraksa yine dava açtığında mirasa ortak olabilir mi? Bu konuda yardımcı olur musunuz lütfen
Babam, sağlığında imam nikâhlı olarak birlikte yaşadığı bir kadın için “Ölümümden sonra bana ait tüm mirasın ona bırakılmasını istiyorum” şeklinde bir vasiyetnameyi noter huzurunda düzenlemiş. Vasiyetnamede iki şahit bulunuyor. Ancak şahitlerden birinin, mirasın bırakıldığı kişinin babası olduğunu fark ettim.
Bu vasiyetname yaklaşık 20 yıl önce hazırlanmış. O dönemde ortada miras konusu olabilecek bir malvarlığı bulunmadığı için herhangi bir işlem yapılmamış. Ancak şimdi köydeki araziler nedeniyle miras paylaşımı gündeme gelmiş durumda. Vasiyete göre tüm hakların belirtilen kadına bırakılması söz konusu.
Benim merak ettiğim husus şudur:
Vasiyetnamede şahit olarak imza atan kişilerden birinin, mirasın bırakıldığı kişiyle birinci derece kan bağı olması (yani vasiyet alacaklısının babası olması) vasiyetnamenin geçerliliğini etkiler mi? Bu durum vasiyetnamenin iptali için bir sebep oluşturur mu?
Teşekkür ederim.
Merhaba,
77 yaşındaki halamızın çocukları olmamış eşi vefat etmiş, anne babası da yaşaLənkərantadır. Dolayısıyla mirasçıları kardeşleri ve ölen kardeşinin çocuklarıdır. (2 sağ,1 ölen kardeş)
Ancak halamız evini kardeşlerinin birinin çocuklarına bırakmak istemektedir.
Bu düşüncesini noterden resmi vasiyetname ile yapmak istiyor.
Yukarıda bahsettiğim mirasçı kardeşlerden biri zaten evin bırakılacağı kişilerin babası olduğu için, vasiyete rızası vardır, diğer kardeşinde aynı şeklide rızası vardır. Sadece ölen kardeşin çocuklarının vasiyetnameye itiraz edecekleri öngörülmektedir.
Noterden hazırlanan 2 adet tanıklı ve tam teşekküllü sağlık raporlu, resmi Vasiyetnamenin, mirasçılar (ölen kardeşin çocukları) tarafından iptal olma olasılığı var mıdır? Varsa neden? Bu kişilerin Vasiyetname ile Saklı payları ihlal edilmiş sayılır mı?
Babaannemden bir daire kaldı. 2002 yılında şuan bu daireyi üstüme almak istiyorum.
Hak kaybına uğramış mıyımdır? Yanı vasiyet o zaman açılıp okunGəncə. Bana kalan yer için zamanaşımına uğrama söz konusu mudur?
Merhaba ;
Dedem 90 yaşında. Devlet hastanesinden alınmış aklı dengesi yerindedir raporu ve noterde 2 şahit ile 2 amcamın çocuklarına arsaları ve arazileri onlara bıraktığına dair vasiyetname bırakmış.
Bizim vasiyetnameden haberimiz yoktu. Dedem vefat etti biz vasiyetname itiraz edeceğiz, vasiyetname bozulur mu?
Bekarken çalışıp ev aldım. 2 sene sonra gibi evlendim. Şu an 7 yıl gibi evliyim 2 çocuğum var eşimle aram iyi sayılmaz. Hayatın ne getireceği belli olmaz herhangi bir sebepten dolayı vefat ettiğimde eşimin bekarken aldığım evden hak etmesini istemiyorum. Bana göre bu zaman kadar hak edecek hiçbir hareket sergilemedi. Benim aklıma kardeşlerimden bir tanesine ölmeden önce işte bana bir şey olursa bekarken aldığım evim şu kişiye verilmesi ve çocuklarıma 25 yaşına gelince paylaşım yapması vasiyetimdir desem geçerli olur mu? Olsa bile itirazla bozabilir mi?
Eniştem ve halamın çocukları yok ,eniştem vefatından 15 gün önce hastane raporuyla beraber noterden karşılıklı olarak vefat halinde haklarını birbirlerine bırakmak için vasiyet etmişler . Eniştemin vefatından sonra mahkeme kararıyla noter açıldı . Kardeşleri ve yeğenleri kabul etmeyerek iptal davası açtılar ve mahkeme yakın bir tarihe dava günü verdi . Acaba dava ne şekilde sonuçlanır?
Merhabalar. Babam 86 yaşında alzehimer hastası. Şu anda vesayet altında. 2013 yılında aklı başında iken vasiyetname hazırlatmıştı. Ben ölene kadar benim ben öldüķten sonra bu üç daire çocuklarımın (daire numaralarını belirterek) , oturduğumuz daire eşyaları ile eşimin olsun diye. Eşi annemizin vefatından sonra evlendiği eşi. Ancak babamın hastalığı ilerleyince kadın 27 yıl sonra,2019 Temmuz da babamı bırakıp gitti. Şu anda babamın boşanma davası devam ediyor. Boşanma davası yılbaşından önce sonuçlanacak gibi görünüyor. Boşandıktan sonra vasiyetnamede bırakılan ev ikinci eşe kalır mı? Ya da ne yapmamız gerekir?
Merhaba
Desem hayatta suan 4 oglu var 2-3 yildir alzehmeir hastasi ve ilaclar kullaniyor uzun suredir fakat gecen yil esinin vefatindan sonra kafa iyice gitti ve mallarin yarisindan fazlasini bir cocuguna asagi yukari sakli pay kadar olanida digerlerine vasiyette verdi vasiyeti heyet rapaorlari alarak usule uygun verdigini dusunuyorum kafasi surekli gidip geliyor ve suan yaptigindan pisman oldugunu soyluyor ve iptal etmek istiyor vasiyeti fakat bir cocugunun baskisindan ozgur iradesini kullanmiyor pisman oldguna dair anlattiklariinin seskayitlari mevcut hatta bu olay oncesi ve sonrasi hastane devlrt hastanesinde yatti uzun sure saldirganlik ve alzehimer dan dolayi sizce dedemin vefati sonrasi bu vasiyet iptal edilebilirmi
Merhaba
Desem hayatta suan 4 oglu var 2-3 yildir alzehmeir hastasi ve ilaclar kullaniyor uzun suredir fakat gecen yil esinin vefatindan sonra kafa iyice gitti ve mallarin yarisindan fazlasini bir cocuguna asagi yukari sakli pay kadar olanida digerlerine vasiyette verdi vasiyeti heyet rapaorlari alarak usule uygun verdigini dusunuyorum kafasi surekli gidip geliyor ve suan yaptigindan pisman oldugunu soyluyor ve iptal etmek istiyor vasiyeti fakat bir cocugunun baskisindan ozgur iradesini kullanmiyor pisman oldguna dair anlattiklariinin seskayitlari mevcut hatta bu olay oncesi ve sonrasi hastane devlrt hastanesinde yatti uzun sure saldirganlik ve alzehimer dan dolayi sizce dedemin vefati sonrasi bu vasiyet iptal edilebilirmi
MERHABA
ANNEM TAŞINMAZLARINDAN 11 TANESİNİ SAĞLIĞINDA ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİ İLE KIZKARDEŞİMİZE TAPUDA DEVRETMİŞ
SONRA AYNI 11 TAŞINMAZI NOTERDE VASİYETNAME İLE YİNE AYNI KIZKARDEŞİMİZE VASİYET ETMİŞ .
BEN VE ERKEK KARDEŞİM VASİYETNAMENİN İPTALİ VE MURİS MUVAZAASI NEDENİYLE TAPU İPTALİ DAVASI AÇTIK .
VASİYETNAMENİN İPTALİ DAVASINI KAYBETTİK . ANCAK BÖLGE ADLİYE MAHKEMSİ KARARI BOZDU . YENİDEN YARGILAMA YAPILACAK . VASİYETNAME YAPARKEN ANNEM NOTERLİK BİNASINA MERDİVENLERİ ÇIKAMADIĞI İÇİN , BİNANIN AŞAĞISINDA İMZALAMIŞ BU NEDENLE VASİYETNAMEDE ŞEKLİ ŞARTLARI YÖNÜNDEN SAKAT DEDİK . AYNI ZAMANDA VASİYETNAME YAPMADAN ÖNCE DEMANS TEŞHİSİ KONMUŞ VE İLAÇ KAYITLARINI SGK DAN ÇIKATTIK . DOSYA ADLİ TIPA GİTTİĞİNDE HİÇ BUDURUMU DİKKATE ALMADI . SADECE DEVLET HASTANESİNDE NOTERDE RESMİ VASİYETNAMENİN YAPILDIĞI GÜN ALINAN VASİYET YAPABİLİR ŞEKLİNDEKİ RAPOR GEREĞİNCE “HUKUKİ EHLİYETİ TAMDIR ” DEDİ .
BAM ‘IN BOZMA GEREKÇESİ ” VASİYETNAME İLE ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNDEKİ TAŞINMAZLARIN AYNI OLUP OLMADIĞINI SORUYOR .
BENİM SORMAK İSTEDİĞİM MURİS MUVAZASI DAVASI LEHİMİZE SONUÇLANIRSA , HER İKİ DAVADADA ( MURİS MUVAZAASI VE VASİYETNAMENİN İPTALİ ) AYNI TAŞINMAZLAR OLDUĞU İÇİN, VASİYETNAMENİN DURUMU NE OLUR . VASİYETNAME GEÇERLİMİ KALIR . KONUSUZ MU KALIR .
TEŞEKKÜRLER
Merhaba, babamın vefati üzerine veraset ilamı çıkartmak istiyorum. Ancak nüfus müdürlüğüne ölümünü yazdırmak için başvurduğumda babama ait bir vasiyet olduğu ve noter de olduğu bilgisini verdiler. Ben şimdi bu vasiyeti öğrenmek için mahkemeden Çağrı mı beklemeliyim ? Veraset ilamını almak için başvursam veraset ilamını alabilir miyim?
Merhaba, dedemin 2 dairesi ve 1 dubleks dairesi var. Köyde de ufak bir arazisi var. Babamlar 4 erkek kardeş. Dedem normal daireleri 2 erkek kardeşe (şu anda da oturdukları evler) dubleks daireyi ise alt katı bir oğluna üstteki kısmı diğer oğluna vermek istiyor. Üst katı verdiği oğlunun bir çok borcunu kapattığı için hakkının bu olduğunu düşünüyor. Akıl sağlığı raporu alıp, noter huzurunda 2 normal daireyi 2 oğluna; dubleksin de alt katını bir oğluna üst kısmını diğer oğluna verdiğini belirtirse (2/3 ve 1/3 oranıyla) dubleksin üst katını alan oğlunun bu vasiyetnameyi bozma hakkı var mıdır? Saklı payı olan 1/8 hakkının evlerin maddi değerleri hesaplanıp dubleksin 1/3 değerinin bu saklı payda denk gelmesiyle hakkı verilmiş olup dava hakkı düşer mi ? Saklı pay hesaplarken vasiyetnamenin yazıldığı tarihteki malların değerleri mi göz önünde bulundurulmalı? Ayrıca mirasçıların hepsinin noter karşısında bu vasiyetnameyi kabul etmeleri avantaj mıdır daha sonra dava açılmasının önünü keser mi ? Teşekkür ederim .
Merhaba annem kendine ait arsasını kardeşime bıraktı annemin vefatından sonra vasiyet açıklaması diye mahkeme günü verildi annem doktor raporu noter şahit eşliğinde kardeşime vasiyet olarak bırakmış itiraz eden olursa itiraz kabul edilip itiraz eden kişi hak alabilir mi?
Merhaba dedem vefat etti Bir tane evi vardı ve vasiyet bırakmış anneanneme ev onun olsun diye Dedemin Çocuklarının gizli payını ödememiz lazım ama paramız olmadığı için ödeyemiyoruz acaba gizli payı ödemezse anneannem nolur
Benim kayın pederim 80 öncesinde bir vasiyetname düzenlemiş. O zaman da eşim ve kardeşleri mevcut değildi.
Sadece 1 tane çocuğu mevcut. Tüm mal varlığını onun üzerine bırakmış. Şimdi kayınpederim vefat etti.
Büyük kardeşi Vasiyetname ortaya sundu. İzleyeceğimiz yol nedir?